İcra takibinde satılan bir taşınmazın bedeli, sıra cetveline itiraz davası nedeniyle icra dairesinde uzun süre bekletilmiştir. Alacaklı, bu süre boyunca paranın nemalandırılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazmini için, İİK m. 5'e göre idare aleyhine dava açmak yerine, doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir mi? AYM'nin Fatma Yıldırım kararı, 'başvuru yollarının tüketilmesi' ilkesini bu bağlamda nasıl yorumlamıştır?
Evet, bu durumda doğrudan bireysel başvuruda bulunabilir. Anayasa'ya göre bireysel başvuru, ikincil bir yoldur ve ancak etkili iç hukuk yolları tüketildikten sonra başvurulabilir. Ancak AYM, Fatma Yıldırım kararında, bir başvuru yolunun 'etkili' sayılabilmesi için sadece teoride var olmasının yetmeyeceğini, pratikte de başarı şansı sunması gerektiğini belirtmiştir. Olayda, İİK m. 5'e göre idare aleyhine dava açma yolu teorik olarak mevcuttur. Ancak, o tarihteki mevzuatta icra müdürünün parayı nemalandırmak gibi bir görevi veya yükümlülüğü bulunmadığı için, açılacak bir davada memurun 'kusurunu' veya idarenin 'hizmet kusurunu' ispatlamak ve davayı kazanmak neredeyse imkansızdır. Başarı şansı sunmayan bir yol, etkili bir yol değildir. Bu nedenle AYM, bu yolun tüketilmesinin zorunlu olmadığına ve başvurucunun doğrudan bireysel başvuru yapabileceğine karar vermiştir. Bu, başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğinin her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirileceğini gösterir.