6306 sayılı Kanun'a göre 'riskli alan' ilan edilen bir yerde bulunan, ancak kendisi 'risksiz' olan bir yapının maliki, riskli alan kararına karşı dava açma süresini kaçırmışsa, daha sonra binasının yıkılmasına ilişkin bir idari işleme karşı dava açtığında, 'riskli alan kararının' hukuka aykırılığını ileri sürebilir mi?
Hayır, ileri süremez. 6306 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi bu konuda çok katı bir düzenleme getirmiştir. Maddeye göre, 'riskli alan' kararına karşı, kararın Resmi Gazete'de yayımından itibaren 30 gün içinde dava açılabilir. Bu süreden sonra, 'uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz.' Bu, 'ihdas (dava konusu edilebilirlik) yasağı' olarak adlandırılabilir. Yani, riskli alan kararı, süresi içinde dava açılmayarak kesinleştiğinde, artık sonraki uygulama işlemlerinin (yıkım, tahliye vb.) hukuki dayanağı haline gelir. Malik, yıkım işlemine karşı dava açsa bile, bu işlemin dayanağı olan ve artık kesinleşmiş bulunan riskli alan kararının hukuka aykırılığını tartışmaya açamaz. Mahkeme de, yıkım işleminin, kesinleşmiş riskli alan kararına uygun olup olmadığını denetlemekle yetinir. Bu durum, etkili başvuru hakkını ciddi şekilde kısıtlayan bir düzenlemedir.