TCK m. 54'te düzenlenen eşya müsaderesinin, işlenen suçla 'orantılı' olması gerektiği ilkesi (m. 54/3), 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda nasıl somutlaştırılmıştır?
TCK m. 54/3'teki genel orantılılık ilkesi, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, kaçak eşya taşımacılığında kullanılan araçların müsaderesi için çok daha somut ve spesifik kriterler getirilerek somutlaştırılmıştır. Bu kanuna göre, bir aracın müsadere edilebilmesi için, suçun ağırlığı ile müsadere edilecek aracın değeri arasında bir oran kurulmasını sağlayan özel şartlar aranır. Bunlar: 1) Araçta özel olarak hazırlanmış gizli tertibat (zula) bulunması (suç işleme kastının yoğunluğunu gösterir). 2) Kaçak eşyanın, aracın yükünün tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması (eşyanın miktarının önemini vurgular). 3) Eşyanın, ülkeye girişi/çıkışı yasak veya toplum sağlığı için zararlı olması (suçun tehlikeliliğini artırır). Bu şartlardan birinin varlığı, müsadereyi orantılı hale getiren objektif bir ölçüt olarak kabul edilmiştir. Bu şartlar yoksa, küçük bir kaçakçılık eylemi için değerli bir aracın müsaderesi orantısız kabul edilir ve müsadere kararı verilemez.