Bir kişinin, gerçek kimliğini gizleyerek ceza infaz kurumunda bir hükümlüyü ziyaret etmeye çalışması, ancak görevli memurların durumu fark etmesi üzerine herhangi bir resmi belge düzenlenmeden yakalanması, TCK m. 206 suçunu mu, yoksa Kabahatler Kanunu m. 40'taki kabahati mi oluşturur?
Bu eylem, Kabahatler Kanunu m. 40'ta düzenlenen 'kimliği bildirmeme' veya 'gerçeğe aykırı beyanda bulunma' kabahatini oluşturur. Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6517 sayılı ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/19650 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, TCK m. 206'daki suçun oluşması için failin yalan beyanı üzerine bir 'resmi belge'nin düzenlenmesine neden olması gerekir. Olayda, kişi yalan beyanda bulunmuş veya başkasının kimliğini ibraz etmiş olsa da, memurların durumu fark etmesi üzerine 'ziyaretçi kayıt defteri' gibi bir resmi belge düzenlenmeden yakalanmıştır. Yani suçun maddi unsuru olan 'belge düzenletme' fiili gerçekleşmemiştir. Bu nedenle eylem, suç değil kabahat niteliğindedir.