TCK m. 254'te düzenlenen rüşvet suçunda etkin pişmanlık, cezayı tamamen ortadan kaldıran bir 'şahsi sebep' olarak tanımlanmıştır. Bu nitelemenin, suça iştirak eden diğer kişiler (azmettiren, yardım eden) açısından anlamı nedir?
Cezayı ortadan kaldıran şahsi sebepler, sadece o sebepten yararlanan kişiyi etkiler, suça iştirak eden diğer kişilerin sorumluluğuna etki etmez. Bu, 'şahsiliğin' bir sonucudur. Örneğin, rüşvet veren A, etkin pişmanlıktan yararlanarak ceza almaktan kurtulmuşsa, bu durum, rüşvet alan kamu görevlisi B'nin veya bu suça yardım eden C'nin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. B ve C, kendi eylemlerinden dolayı yargılanmaya ve cezalandırılmaya devam ederler. Ancak, TCK m. 254/3, 'rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilere' de, eğer kendileri de durumu makamlara bildirirlerse, ayrı bir etkin pişmanlık hakkı tanımıştır. Yani her bir iştirak edenin, bu haktan yararlanabilmesi için bizzat pişmanlık gösterip durumu bildirmesi gerekir.