Anayasa Mahkemesi'nin 'Adnan Şen' ve 'Ahmet Aslan' kararları ışığında, bir yapının 'terör örgütü' olduğuna dair kesinleşmiş bir yargı kararının bulunması, o yapının propagandasını yapma veya üyeliği suçlarının oluşumu için 'suçun unsuru' mudur, yoksa başka bir hukuki işlevi mi vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86485

Kesinleşmiş yargı kararı, suçun bir 'unsuru' değildir. Eğer öyle olsaydı, hakkında henüz kesinleşmiş karar bulunmayan hiçbir yeni veya gizli örgüte karşı ceza kanunları uygulanamazdı. AYM'nin bu kararlarında belirttiği gibi, kesinleşmiş yargı kararının hukuki işlevi başkadır. Bu karar, söz konusu yapının bir terör örgütü olduğunu 'aleni' hale getirir, yani herkes tarafından bilinir ve öngörülebilir kılar. Bu nedenle, kesinleşmiş bir karar tarihinden sonra işlenen fiillerde, failin yapının terör örgütü olduğunu 'bildiği' varsayılır ve suçun manevi unsurunun (kast) ispatı kolaylaşır. Karardan önceki fiiller için ise, failin bu niteliği bildiğinin başka somut delillerle (örgütle bağı, faaliyetlere katılımı vb.) ayrıca ispatlanması gerekir. Yani karar, suçun unsuru değil, kastın ispatında önemli bir delil ve 'öngörülebilirlik' kriteridir.