6306 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle, dar gelirli hak sahiplerine verilecek konutların 'Başkanlık ile hisseli olması' ve hak sahibi lehine 'oturma hakkı' tanınması, miras hakkı açısından nasıl bir risk içermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86483

Bu düzenleme, miras hakkının (Anayasa m. 35) zayıflatılması ve zamanla ortadan kalkması riskini içermektedir. Oturma hakkı (sükna hakkı), TMK uyarınca şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır; yani devredilemez ve 'mirasçılara geçmez'. Hak sahibi vefat ettiğinde, oturma hakkı da sona erer. Taşınmazın mülkiyeti paylı (hisseli) olduğu için, diğer paydaş olan Başkanlık (İdare), her zaman ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açarak taşınmazın satılmasını talep edebilir. Bu durumda, vefat eden hak sahibinin mirasçıları, üzerinde oturma veya kullanma hakları olmayan, her an satılabilecek bir hisseye sahip olurlar. Bu, mirasçıların aile konutunu kaybetmelerine ve mülkiyet haklarının içinin boşaltılarak değersiz bir paya dönüşmesine neden olabilir. Bu durum, mülkiyetin devamlılığı ve miras hakkının korunması ilkeleriyle çelişmektedir.