Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/336 sayılı kararına göre, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda bir 'ihale usulü' olarak sayılmayan 'doğrudan temin' yöntemiyle yapılan bir alımda usulsüzlük yapılması, neden TCK m. 235'teki ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturmaz? Bu durumda eylem hangi suç kapsamında değerlendirilebilir?
Bu eylem, TCK m. 235'teki suçu oluşturmaz çünkü TCK m. 235, açıkça bir 'ihale' sürecine fesat karıştırılmasını suç olarak tanımlamıştır. YCGK'nın anılan kararında da vurgulandığı gibi, 'doğrudan temin', 4734 sayılı Kanun'da bir ihale usulü (açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü gibi) olarak değil, bir 'satın alma yöntemi' olarak düzenlenmiştir. Doğrudan teminde, rekabeti sağlayan bir ihale süreci yoktur; idare, piyasa araştırması yaparak doğrudan alım yapar. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi gereği, kanunda 'ihale' olarak tanımlanmayan bir alım yöntemine fesat karıştırılması, kıyas yoluyla TCK m. 235 kapsamına dahil edilemez. Bu durumda eylem, eğer şartları oluşmuşsa, 'görevi kötüye kullanma' (TCK m. 257) veya somut olayın özelliklerine göre 'zimmet' (TCK m. 247), 'dolandırıcılık' (TCK m. 158) gibi başka suçları oluşturabilir, ancak ihaleye fesat karıştırma suçunu değil.