Anayasa Mahkemesi'nin Fatma Yıldırım (B. No: 2014/6577) başvurusunda, icra müdürlüğünce tahsil edilen ihale bedelinin nemalandırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme, bu ihlalin giderimi için 'yeniden yargılama' yerine neden doğrudan 'tazminata' hükmetmiştir?
6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için mahkemeye çeşitli yollar sunar. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa kural, yeniden yargılama için dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesidir. Ancak aynı maddede, 'Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir...' denilmektedir. Fatma Yıldırım başvurusunda ihlal, bir mahkeme kararının hukuka aykırılığından değil, icra müdürlüğünün bir eylemsizliğinden (nemalandırmama) ve bu eylemsizliğe imkan veren bir 'yasal boşluktan' kaynaklanmaktadır. Bu durumda, yeniden yargılama yapılacak bir mahkeme kararı yoktur ve yeniden yargılama ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmayacaktır. İhlalin sonucu, paranın değer kaybı şeklinde somut bir zarardır. Bu zararın giderilmesinin en uygun yolu tazminattır. Bu nedenle AYM, yeniden yargılamada hukuki yarar görmemiş ve başvurucu lehine manevi tazminata hükmetmiş, maddi tazminat için ise delil yetersizliğinden ret kararı vermiştir.