TCK m. 206'daki 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçu ile Kabahatler Kanunu m. 40'taki 'kimliği bildirmeme' kabahati arasındaki ayrım nasıl yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86435

İki norm arasındaki temel ayrım, yalan beyanın 'resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında' yapılıp yapılmadığı noktasında ortaya çıkar. 1) TCK m. 206 (Suç): Bu suçun oluşması için, failin yalan beyanı üzerine, kamu görevlisi tarafından hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir 'resmi belgenin düzenlenmiş' olması gerekir. Örneğin, başkasının kimlik bilgilerini vererek trafik cezası tutanağı düzenletmek bu suçu oluşturur. 2) Kabahatler Kanunu m. 40 (Kabahat): Bu kabahatin oluşması için, bir resmi belgenin düzenlenmesi şart değildir. Kamu görevlisinin, göreviyle bağlantılı olarak sorması halinde, kimliği hakkında bilgi vermekten kaçınmak veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak yeterlidir. Örneğin, polis şüphe üzerine birini durdurup kimliğini sorduğunda, kişinin yalan isim söylemesi, ancak bu isimle bir tutanak düzenlenmeden gerçek kimliğinin anlaşılması halinde fiil, TCK m. 206'yı değil, bu kabahati oluşturur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2023/4674 sayılı kararı bu ayrımı net bir şekilde açıklamaktadır.