İcra takibinde tahsil edilen satış bedelinin nemalandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için bireysel başvuru dışında hangi hukuki yollar düşünülebilir ve bu yolların temel zorlukları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86410

Teorik olarak iki hukuki yol düşünülebilir: 1) İİK m. 5 uyarınca Adliye Mahkemelerinde Devlet aleyhine tazminat davası açmak. 2) Tam yargı davası yoluyla İdare Mahkemesinde hizmet kusuruna dayalı tazminat davası açmak. Ancak her iki yolun da temel zorlukları vardır. Anayasa Mahkemesi'nin Fatma Yıldırım kararında da belirttiği gibi, en büyük zorluk mevzuatta icra müdürlüklerine parayı nemalandırma görevi yükleyen açık bir hükmün bulunmamasıdır. Bu nedenle, İİK m. 5'e dayalı davada icra memurunun 'kusurunu' ispatlamak zordur. İdari yargıda açılacak bir tam yargı davasında ise, 'hizmet kusurunun' varlığını kabul ettirmek, yine yasal bir yükümlülük olmaması nedeniyle güçtür. Ayrıca, icra dairelerinin adli teşkilat içinde yer alması nedeniyle uyuşmazlığın adli yargının mı yoksa idari yargının mı görev alanına girdiği konusunda bir 'görev uyuşmazlığı' çıkma ihtimali de bulunmaktadır. AYM'nin bu konudaki ihlal kararı, bu yasal boşluğa işaret ederek gelecekteki davalar için bir içtihat oluşturmuştur.