Bir hakimin, daha önce bir davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş olması, aynı davada hakimlik görevini yapmasına neden engeldir? Bu durum hangi tür ret nedenine (yasaklılık mı, tarafsızlığı şüpheye düşüren sebep mi) girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86408

Bu durum, CMK m. 22/1-h ve HMK m. 36/1-c'de düzenlenen, hakimin davaya bakamayacağı 'yasaklılık' hallerinden biridir. Bu, mutlak bir ret nedenidir. Bunun temel nedeni, 'objektif tarafsızlık' ve 'görünüşte adalet' ilkeleridir. Bir davada daha önce tanık veya bilirkişi olarak görev yapmış bir hakim, o davadaki olaylar ve olgular hakkında kişisel bir bilgi, gözlem veya teknik bir kanaat sahibi olmuştur. Bu hakimin daha sonra aynı davada yargılama makamında oturması, sanki davanın hem tanığı/bilirkişisi hem de hakimiymiş gibi bir görüntü yaratır. Bu durum, hakimin daha önce edindiği kişisel izlenim ve kanaatlerin etkisinde kalarak karar vereceği yönünde haklı bir şüphe doğurur. Kanun koyucu, bu ihtimali ortadan kaldırmak ve yargılamanın tarafsızlığına dair en ufak bir şüpheye yer bırakmamak için, bu durumu araştırmaya gerek duymadan mutlak bir yasaklılık hali olarak kabul etmiştir.