Kiracının, aralarındaki arkadaşlık ilişkisi sona erdiği için kız arkadaşının Facebook hesabına erişimini engellemesi eylemi TCK m. 244/2 kapsamında 'sistemi engelleme' suçunu oluştururken, aynı zamanda mağdurun özel bir videosunu bu hesapta yayımlaması TCK m. 134/2 kapsamında 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, bu iki suç açısından nasıl farklı sonuçlar doğurur? (Yargıtay 12. CD, 2015/10834 K. sayılı karara göre)
Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, bu iki suç açısından tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurur. Çünkü suçların takibi farklı usullere tabidir. 1) 'Özel hayatın gizliliğini ihlal' suçu (TCK m. 134), TCK m. 139/1 uyarınca takibi 'şikayete bağlı' bir suçtur. Dolayısıyla, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ve sanığın da buna karşı koymaması halinde, bu suçtan açılan kamu davası düşer. 2) 'Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme' suçu (TCK m. 244) ise, TCK'nın 'Bilişim Alanında Suçlar' bölümünde düzenlenmiş olup, takibi 'şikayete bağlı olmayan' bir suçtur. Bu suç, kamu düzenini ve bilişim sistemlerinin güvenliğini koruduğu için re'sen soruşturulur ve kovuşturulur. Bu nedenle, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, bu suç açısından sanığın hukuki durumunda herhangi bir değişiklik yaratmaz ve yargılama devam eder. Yargıtay'ın anılan kararı da bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymuştur.