Anayasa Mahkemesi'nin 'Ahmet Aslan' kararındaki 'kanunilik' ilkesi yorumu, sadece TMK m. 7/2 suçu için mi geçerlidir, yoksa FETÖ/PDY gibi örgütlerle ilgili TCK m. 220 (örgüt üyeliği) ve m. 314 (silahlı örgüt üyeliği) suçları açısından da uygulanabilir mi?
AYM'nin 'Ahmet Aslan' kararındaki 'kanunilik' ilkesi yorumu, evrensel bir ceza hukuku ilkesine dayandığı için sadece TMK m. 7/2 ile sınırlı değildir ve pekala diğer örgüt suçları için de uygulanabilir. Kararda, bir yapının terör örgütü niteliğinin ne zaman aleni hale geldiği, bu tarihten önceki eylemler için failin 'kast'ının nasıl ispatlanması gerektiği ve 'hata' hükümlerinin rolü üzerine yapılan değerlendirmeler, özellikle FETÖ/PDY yargılamaları için de yol göstericidir. Nitekim Mahkeme, bu kararını verirken büyük ölçüde Yargıtay'ın FETÖ/PDY üyeliği ile ilgili kararlarına ve yine FETÖ/PDY üyeliğiyle ilgili verdiği 'Adnan Şen' kararına atıf yapmıştır. Dolayısıyla, bir kişinin, bir yapının 'terör örgütü' veya 'suç örgütü' olarak nitelendirilmesinden önceki tarihlerdeki eylemleri (üyelik, yardım vb.) nedeniyle cezalandırılabilmesi için, o tarihte yapının bu niteliğini bildiğinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Aksi takdirde, 'kanunilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkeleri ihlal edilmiş olur.