TMK m. 7/2'de 2013 yılında yapılan değişiklikle getirilen 'terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde' ibaresinin, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) içtihatları açısından önemi nedir? Bu değişikliğe rağmen uygulamada ifade özgürlüğü ihlallerinin devam etmesinin temel nedeni nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86338

Bu değişiklik, İHAM'ın Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararları sonucunda, ifade özgürlüğünü daha iyi korumak amacıyla yapılmıştır. Değişiklikten önce, bir terör örgütünü öven veya amacını benimseyen her türlü ifade propaganda sayılabiliyorken, değişiklikle birlikte propagandanın 'şiddetle' bir bağlantısının olması şartı getirilmiştir. Yani, ifadenin suç sayılabilmesi için örgütün şiddet eylemlerini meşrulaştırması, övmesi veya şiddete teşvik etmesi gerekmektedir. İHAM, 'Üçdağ/Türkiye' kararında bu değişikliği olumlu karşılamıştır. Ancak, uygulamada ihlallerin devam etmesinin temel nedeni, bu 'şiddet bağlantısı' koşulunun derece mahkemelerince yeterince ve doğru bir şekilde değerlendirilmemesidir. Şiddet çağrısı, övgüsü veya teşviki içermeyen, sadece örgüte sempati ifade eden veya siyasi eleştiri niteliğindeki düşünce açıklamalarının dahi, genişletici bir yorumla TMK m. 7/2 kapsamında cezalandırılması, ifade özgürlüğü ihlallerinin sürmesine neden olmaktadır. AYM'nin 'Ahmet Aslan' kararı da bu soruna işaret etmektedir.