Bir devlet memurunun işlediği fiil hem bir suç teşkil ediyor hem de 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca 'memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici' bir hareket olarak değerlendirilebiliyorsa, ceza mahkemesinin bu suçtan HAGB kararı vermesi, idarenin disiplin cezası (memuriyetten çıkarma) verme yetkisini ortadan kaldırır mı?
Hayır, ortadan kaldırmaz. Ceza hukuku ve disiplin hukuku iki ayrı alandır ve farklı amaçlara hizmet eder. Ceza mahkemesinin HAGB kararı vermesi, ortada bir 'mahkumiyet hükmü' olmadığı anlamına gelir ve memurun 657 sayılı Kanun m. 48/5'e (mahkumiyete bağlı şartlar) dayanılarak görevine son verilmesini engeller. Ancak idare, memurun işlediği fiili, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, disiplin hukuku açısından yeniden değerlendirebilir. Eğer fiil, 657 sayılı Kanun m. 125/E-g kapsamında 'yüz kızartıcı ve utanç verici' bir hareket olarak nitelendiriliyorsa, idare bu disiplin hükmüne dayanarak memuriyetten çıkarma cezası verebilir. Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/1941 sayılı kararında da bu ayrım net bir şekilde yapılmış; HAGB kararına rağmen, görevi kötüye kullanma fiilinin niteliği itibarıyla 125/E-g kapsamında değerlendirilerek verilen çıkarma cezasının hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.