Kentsel Dönüşüm Kanunu'nda (6306 sayılı Kanun) yapılan değişiklikle 'rezerv yapı alanı' tanımından 'yeni yerleşim alanı olarak' ibaresinin çıkarılmasının potansiyel sonuçları ve mülkiyet hakkı açısından yarattığı riskler nelerdir?
Bu değişikliğin potansiyel sonucu, halihazırda üzerinde yerleşim bulunan, meskun mahallerdeki parsellerin de 'rezerv yapı alanı' olarak ilan edilebilmesinin önünü açmasıdır. Değişiklikten önce, rezerv yapı alanlarının genellikle yerleşim dışı, boş araziler olması gerektiği yönünde bir anlayış ve yargı kararları vardı. Değişikliğin gerekçesi, yerleşim içindeki boş parsellerin de bu amaçla kullanılabilmesi olsa da, kanun metnindeki belirsizlik mülkiyet hakkı açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Riskler şunlardır: 1) Üzerinde sağlam ve risksiz binaların bulunduğu alanların dahi 'rezerv yapı alanı' ilan edilerek kentsel dönüşüm kapsamına alınma ihtimali. 2) 6306 sayılı Kanun'un 4/3, 5, 6 ve 6/A gibi maddelerinin rezerv yapı alanlarında da uygulanma ihtimali. Bu maddeler, mülkiyetin Hazine'ye devri, imar haklarının başka alana aktarılması, elektrik-su-doğalgaz gibi hizmetlerin kesilmesi gibi çok ağır müdahalelere imkan tanımaktadır. 3) Risksiz yapı maliklerinin haklarını koruyan açık ve güvenceli bir düzenlemenin kanunda yer almaması, keyfi uygulamalara ve mülksüzleştirme riskine zemin hazırlamaktadır.