Sanığın, başkasına ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu sahte kimliği polis memurlarına ibraz etmesi durumunda, hem 'resmi belgede sahtecilik' hem de 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması mümkün müdür? Yargıtay bu gibi durumlarda hangi suçun uygulanması gerektiğini belirtmektedir?
Hayır, ayrı ayrı cezalandırılması mümkün değildir. Bu durumda fikri içtima kuralları gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Sanığın, başkasına ait bir kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırması eylemi, TCK m. 204/1 kapsamında 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturur. Bu sahte belgeyi daha sonra polise ibraz etmesi, sahtecilik suçunun 'kullanma' unsurunu tamamlayan bir harekettir. Yalan beyan, sahte belgenin kullanılmasının bir parçası haline gelmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/1518 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu durumda eylem kül (bir bütün) halinde 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturur. Ayrıca 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçundan ceza verilmez. Çünkü sahte belgenin kullanılması, yalan beyanı da kapsayan daha özel ve ağır bir fiildir.