Kolluk tarafından elde edilen istihbari bilgilerin ve bu bilgilere dayalı olarak yapılan işlemlerin CMK m. 169 uyarınca tutanağa bağlanmasının önemi nedir? Bu ilkeye uyulmamasının yargılamadaki sonucu ne olur?
CMK m. 169, 'soruşturmanın yazılılığı' ilkesini düzenler ve her soruşturma işleminin tutanağa bağlanmasını zorunlu kılar. İstihbari bilgiye dayanılarak bir soruşturma başlatıldığında, bu bilginin ne olduğu, nasıl elde edildiği ve buna dayanılarak hangi işlemlerin yapıldığı (arama, el koyma vb.) tutanak altına alınmalıdır. Bu, yargılamanın şeffaflığı, denetlenebilirliği ve savunma hakkının etkin kullanımı için elzemdir. Tutanak, hem iddia makamının işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetlemeyi hem de sanığın ne ile suçlandığını ve delillerin nasıl elde edildiğini bilerek savunma yapmasını sağlar. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/5462 E., 2019/4719 K. sayılı kararında olduğu gibi, 'somut bilgi ve belgelerle desteklenmeyen istihbari bilginin ne şekilde elde edildiğinin belli olmaması' bir bozma nedeni olabilir. Tutanak altına alınmamış veya usulüne uygun olmayan bir tutanağa dayanan deliller, CMK m. 217 uyarınca hükme esas alınamaz ve hukuka aykırı delil (Yargıtay 6. CD, 2021/11950 E.) niteliği taşıyabilir.