TMK m. 407'de yer alan 'bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her erginin kısıtlanacağı' hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından neden iptal edilmiştir? 8. Yargı Paketi'nde bu konuda nasıl bir çözüm önerilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86307

Anayasa Mahkemesi, bu hükmü 'ölçülülük' ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. İptal kararının temel mantığı şudur: Kural, hükümlünün gerçekten korunmaya muhtaç olup olmadığını araştırmadan, durumu değerlendirmeden ve daha hafif koruma tedbirleri (örneğin kayyımlık, yasal danışmanlık) uygulama imkanı tanımadan, mahkemeye hiçbir takdir hakkı bırakmaksızın otomatik olarak vesayet altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durum, kişinin fiil ehliyetine ölçüsüz bir müdahale teşkil etmektedir. 8. Yargı Paketi teklifinde, bu iptal kararına uygun olarak yeni bir düzenleme önerilmiştir. Teklif edilen yeni TMK m. 407'ye göre, hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, ancak 'isteği üzerine' kısıtlanacak veya kendisine kayyım atanacaktır. İstek olmasa dahi kısıtlama, ancak 'toplam beş yıl veya daha fazla' kesinleşmiş hapis cezası durumunda ve 'kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde' mümkün olabilecektir. Bu yeni düzenleme, otomatik kısıtlama yerine ihtiyaca dayalı ve dereceli bir koruma mekanizması getirerek ölçülülük ilkesini sağlamayı amaçlamaktadır.