Rüşvet veren bir kişi, resmi makamlar durumu öğrenmeden önce pişmanlık duyarak durumu yetkili makamlara haberdar ederse, rüşvet olarak verdiği paranın hukuki akıbeti ne olur? TCK m. 254'ün gerekçesi ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/5345 E., 2014/12929 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ayrım yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86301

Bu konuda kanun metni ile Yargıtay uygulaması arasında bir yorum farkı ortaya çıkmıştır. TCK m. 254'ün gerekçesinde, rüşvet olaylarının açıklığa kavuşturulmasını teşvik etmek amacıyla, bu durumda kamu görevlisine rüşvet olarak verilen şeyin alınarak rüşvet verene 'iade edileceği', yani müsadere edilmeyeceği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin anılan kararında ve yerleşik içtihatlarında, rüşvet teklifine konu paranın 'suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat' niteliğinde olduğu ve TCK m. 55 (kazanç müsaderesi) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu yoruma göre, rüşvet veren kişi TCK m. 254/2 uyarınca cezadan kurtulsa dahi, rüşvet olarak verdiği para kendisine iade edilmez, müsadere edilir. Yargıtay, gerekçedeki ifadenin aksine, suçun konusunu oluşturan veya suç için sağlanan menfaatin iadesinin mümkün olmadığını, aksi durumun suç işleyeni ödüllendirmek anlamına geleceğini benimsemektedir. Nitekim kararda, rüşvet olarak verilen paranın ihbar edene iadesine ilişkin hüküm bozulmuştur.