Hakimin davaya bakamayacağı haller (yasaklılık) ile hakimin tarafsızlığını şüpheye düşüren haller (ret sebepleri) arasındaki temel fark nedir? Bu fark, hakimin reddi talebinin ileri sürülme süresi açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #86295

Temel fark, kanun koyucunun tarafsızlığa ilişkin varsayımında yatmaktadır. Hakimin davaya bakamayacağı haller (CMK m. 22, HMK m. 34), kanun koyucunun hakimin kesinlikle tarafsız olamayacağını varsaydığı, objektif ve kesin durumlardır (örn: hakimin suçtan zarar görmesi, sanıkla evli olması). Bu durumlarda, hakimin tarafsızlığının etkilenip etkilenmediği ayrıca araştırılmaz. Hakimin tarafsızlığını şüpheye düşüren haller (CMK m. 24, HMK m. 36) ise, somut olayın özelliklerine göre hakimin tarafsızlığına gölge düşürebilecek, daha subjektif ve yoruma açık durumlardır (örn: taraflardan biriyle arasında düşmanlık olması, ihsas-ı reyde bulunması). Bu ayrım, ret talebinin süresini doğrudan etkiler. Yasaklılık nedenine dayanan bir ret istemi, yargılama bitinceye kadar her zaman ileri sürülebilir (CMK m. 25/3, HMK m. 38/3). Çünkü yasaklı bir hakimin yargılama yapması mutlak bir hukuka aykırılıktır. Tarafsızlıktan şüpheye dayanan ret istemi ise, CMK m. 25 ve HMK m. 38'de belirtilen belirli süreler içinde (genellikle ilk duruşmada veya sebebin öğrenilmesinden itibaren belirli bir sürede) ileri sürülmelidir. Bu süreler kaçırılırsa, ret hakkı düşer.