15 yaşından küçük bir mağdurun kavgası cep telefonu ile kaydedilip internette yayınlandığında, mağdurun kanuni temsilcisinin (annesinin) soruşturma başında şikayetçi olmadığını beyan etmesi, ancak sonraki aşamalarda şikayetçi olması durumunda 'şikayetten vazgeçmeden vazgeçme' mümkün müdür? Bu durumun TCK m. 139 açısından sonucu ne olur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/16728 E., 2015/1677 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde açıklanmıştır. Şikayet hakkı, kullanıldıktan sonra geri alınabilen (vazgeçme) ancak vazgeçildikten sonra yeniden kullanılamayan bir haktır. Dolayısıyla 'şikayetten vazgeçmeden vazgeçme' hukuken mümkün değildir. Olayda, mağdurun kanuni temsilcisi olan annesi soruşturmanın başında 'kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını' beyan ederek şikayet hakkından vazgeçmiştir. Sonradan şikayetçi olduğunu belirtmesi hukuki bir sonuç doğurmaz. TCK m. 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK m. 139 uyarınca şikayete tabi olduğundan, şikayetten vazgeçme ile birlikte dava şartı ortadan kalkmıştır. Sanıkların da vazgeçmeye karşı koymadığı nazara alındığında, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.