Bir kimsenin, arkadaşının rızasıyla gönderdiği çıplak fotoğraflarını babasına göstermek suretiyle ifşa etmesi eylemi, 'kişisel verilerin kaydedilmesi' suçu kapsamında mı, yoksa 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçu kapsamında mı değerlendirilmelidir? Bu suçların takibinin şikayete bağlı olup olmaması açısından ne gibi bir sonuç doğurur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/11530 E., 2015/584 K. sayılı kararına göre, bir kişinin cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntüleri 'kişisel veri' kapsamında değil, 'özel hayatın gizliliği' kapsamında değerlendirilmelidir. Bu nedenle, bu görüntülerin ifşa edilmesi eylemi TCK m. 135'teki kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu değil, TCK m. 134/2'ye uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Bu ayrım, takibat açısından kritik bir öneme sahiptir. Çünkü TCK m. 139/1'e göre, 'kişisel verilerin kaydedilmesi' ve 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçları şikayete tabi değilken, TCK m. 134'teki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçu şikayete tabidir. Dolayısıyla, olaydaki eylem özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirildiğinde, mağdurun şikayetçi olmaması halinde dava düşecektir. Nitekim anılan kararda da bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verilmiştir.