Yargıtay H.G.K. E. 2017/1367 sayılı kararında, yerel mahkemenin direnme gerekçelerinden biri olan 'bedel iadesi koşulunun sadece TMK 989/2'de sayılan hallere münhasır olduğu' iddiası, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay, bu görüşe katılmamıştır. Bozma kararında, olayda aracın sahibinin rızasıyla elinden çıktığı, dolayısıyla TMK m. 988 (emin sıfatıyla zilyetten iktisap) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak aracın iadesi için bir bedel ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Direnme kararında ise yerel mahkeme, bedel iadesinin sadece rıza dışı çıkan malların pazar gibi yerlerden alınması (TMK m. 989/2) halinde söz konusu olduğunu, somut olayın bu kapsama girmediğini savunmuştur. Hukuk Genel Kurulu ise nihai kararında, olayın TMK m. 988 kapsamında olduğunu, iyi niyetli alıcıların mülkiyeti kazandığını ve bu nedenle asıl malikin bedel ödeyerek dahi aracı geri isteyemeyeceğini belirterek, her iki alt mahkeme ve daire görüşünden farklı bir sonuca varmıştır. Bu durum, bedel iadesi tartışmasını da anlamsız kılmıştır.