Bir ceza davasında, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarından kovuşturma aşamasında dönmesi durumunda, mahkeme sadece soruşturmadaki ikrara dayanarak mahkumiyet hükmü kurabilir mi?
Kural olarak, mahkeme sadece soruşturma aşamasındaki ikrara dayanarak hüküm kurmamalıdır. 'Delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesi gereği, sanığın mahkeme huzurundaki beyanı esastır. Mahkeme, sanığın neden ikrarından döndüğünü araştırmalı, soruşturmadaki ikrarı diğer yan delillerle (tanık beyanları, maddi bulgular vb.) destekleniyorsa bir bütün olarak değerlendirmelidir. Yargıtay CGK, E. 2017/279, K. 2019/30 sayılı kararda, sanığın sonradan vazgeçtiği soruşturma beyanlarının diğer delillerle birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.