İyi niyetli zilyetten mülkiyetin kazanılmasını düzenleyen TMK 988 ile malı elinden rızası olmadan çıkan zilyedin hakkını düzenleyen TMK 989 arasındaki temel ayrım hangi düşünceye dayanmaktadır?
Bu ayrım, riskin göze alınması düşüncesine dayanır. Malı başkasına emaneten bırakan kimsenin (emin sıfatıyla zilyet yaratanın), malın başkasına devredilmesi riskini az çok göze aldığı kabul edilir. Oysa malı rızası olmadan elinden çıkan (çalınan, kaybedilen) kimsenin böyle bir riske önceden katlandığı söylenemez. Bu nedenle kanun, ilk durumda iyi niyetli üçüncü kişiyi, ikinci durumda ise asıl mal sahibini korumaktadır. (Yargıtay HGK E. 2017/1367, K. 2018/249)