HMK m. 405'e göre delil tespiti dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır. Peki, delil tespiti dosyasında dinlenen bir tanığın beyanı, asıl davada yeniden dinlenmesine gerek kalmaksızın hükme esas alınabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85542

Bu, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesiyle ilgilidir. Kural olarak, mahkemenin delillerle doğrudan temas etmesi ve tanıkları huzurunda dinlemesi esastır. Delil tespitinde dinlenen tanık, sadece delilin kaybolmasını önlemek amacıyla dinlenmiştir. Asıl davada, tarafların bu tanığa soru sorma, beyanlarının güvenilirliğini test etme hakkı vardır. Bu nedenle, eğer taraflardan biri itiraz ederse veya mahkeme gerekli görürse, tanığın asıl davada 'yeniden' dinlenmesi gerekir. Tanığın yeniden dinlenmesi mümkün değilse (örneğin ölmüşse veya ulaşılamıyorsa), o zaman tespit dosyasındaki beyanı bir delil olarak değerlendirilebilir. Ancak, yeniden dinlenme imkanı varken sadece tespit tutanağına dayanılması, adil yargılanma hakkını zedeleyebilir.