TMK m. 988, 'bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden' iyi niyetle yapılan kazanımı korur. Peki, tapuya kayıtlı bir 'taşınmaz' sahte vekaletname ile satılırsa, iyi niyetli alıcı bu hükme dayanarak mülkiyeti kazandığını iddia edebilir mi?
Hayır, edemez. TMK m. 988, sadece 'taşınırlar' için geçerli bir kuraldır. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında temel ilke, TMK m. 1023'te düzenlenen 'tapu siciline güven' ilkesidir. Ancak bu ilkenin uygulanabilmesi için, tapu sicilinde mevcut bir tescilin 'yolsuz' olması gerekir. Sahte vekaletname ile yapılan bir işlemde, tescil baştan itibaren 'yok' hükmünde veya 'kesin hükümsüz' olduğu için, ortada hukuken korunacak bir tescil yoktur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sahte belgeye dayalı tescil, TMK m. 1023'ün korumasından yararlanamaz ve iyi niyetli alıcının mülkiyet kazanımı korunmaz. Asıl malik, her zaman tapu iptal ve tescil davası açarak mülkiyetini geri alabilir.