Bir ceza davasında, sanığın suça iştirak ettiğine dair tek delil, başka bir dosyada sanık olan ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen bir kişinin beyanıdır. Bu beyan, tek başına mahkumiyet için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85487

Hayır, kural olarak yeterli değildir. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen bir sanığın (veya şüphelinin) beyanı, 'ikrar' niteliğinde olup, başka sanıklar aleyhine ise 'sanık beyanı/tanık beyanı' niteliğindedir. Bu tür bir beyanın, kişinin ceza indirimi alma motivasyonu nedeniyle, gerçeği tam olarak yansıtmama veya abartma riski taşıdığı kabul edilir. Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre, 'ikrarın bölünemeyeceği' ilkesi gereği, bir sanığın ikrarı sadece kendisini bağlar. Başka bir sanığın mahkumiyeti için kullanılması durumunda ise, bu beyanın mutlaka 'yan delillerle' (maddi kanıtlar, teknik takip sonuçları, diğer tanıkların beyanları gibi) doğrulanması ve desteklenmesi gerekir. Tek başına, doğrulanmamış bir suç ortağı beyanına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, adil yargılanma hakkı ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine aykırıdır.