TTK m. 547'ye göre açılan ek tasfiye davasında mahkeme, 'şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir'. Bu 'yeniden tescil' işlemi ile sicilden terkin edilmemiş bir şirketin 'tasfiye haline girme' tescili arasında ne fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85467

Temel fark, tescilin amacı ve kapsamındadır. 'Tasfiye haline girme' tescili, faaliyet halindeki bir şirketin sona erme sürecine girdiğini, organlarının yetkilerinin tasfiye amacıyla sınırlandığını ve unvanına 'tasfiye halinde' ibaresinin eklendiğini gösteren, şirketin hukuki statüsündeki genel bir değişikliği ifade eder. 'Ek tasfiye için yeniden tescil' ise, hukuken varlığı sona ermiş (sicilden terkin edilmiş) bir şirketin, sadece belirli ve sınırlı tasfiye işlemlerini yapabilmesi için 'geçici olarak' ve 'sınırlı bir amaçla' hayata döndürülmesidir. Bu tescil, şirketi tam anlamıyla ticari faaliyete döndürmez; sadece atanacak tasfiye memurunun, o eksik işlemi (örneğin alacağı tahsil etme, davada taraf olma) yapabilmesi için şirkete geçici bir hukuki varlık kazandırır. İşlem bittikten sonra şirket yeniden sicilden silinir.