Bir sanık hakkında hem 'kasten öldürme' suçundan mahkumiyet hem de 'basit kasten yaralama' suçundan düşme kararı verilmesi, yargılama mantığı açısından mümkün müdür? Yargıtay CGK 2017/279 E. kararındaki olayda bu durum nasıl ortaya çıkmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85431

Bu sorunun metindeki karara tam olarak uymadığını belirtmek gerekir. Kararda, bir sanık hakkında kasten öldürmeden mahkumiyet, diğer sanık hakkında ise kasten yaralamadan düşme kararı verilmesi tartışılmıştır. Aynı sanık hakkında aynı eylemden dolayı hem öldürmeden mahkumiyet hem yaralamadan düşme kararı verilemez, çünkü en ağır suç olan öldürme, yaralamayı da kapsar (fikri içtima veya bileşik suç kuralları gereği). Metindeki olayda, Yerel Mahkeme, sanık ...'in eylemini 'basit kasten yaralama' olarak nitelendirmiş ve maktul şikayet hakkını kullanamadan öldüğü için şikayet yokluğundan davanın 'düşmesine' karar vermiştir. Yargıtay ise bu nitelendirmenin yanlış olduğunu, eylemin 'kasten öldürmeye iştirak' olduğunu ve bu suçun şikayete tabi olmadığını, dolayısıyla düşme kararı verilemeyeceğini, sanığın cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Yani, tartışma, eylemin doğru nitelendirilmesi ve buna bağlı olarak şikayet şartının aranıp aranmayacağı üzerinedir.