TMK m. 988, iyi niyetli kişinin edinimini korurken, TMK m. 995, kötü niyetli zilyedin iade sırasında malın yok olmasından veya bozulmasından her zaman sorumlu olduğunu belirtir. Yargıtay HGK 2017/1367 sayılı kararındaki olayda, aracı sahte belgelerle ilk alan ..., aracı bir süre sonra ...'a satmıştır. Eğer ...'ın 'kötü niyetli' olduğu ispatlansaydı, aracın ...'a satılması ve bu sırada aracın değer kaybetmesi durumunda, ...'ın ilk malike karşı sorumluluğu ne olurdu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85430

Eğer ...'ın kötü niyetli olduğu, yani aracın gerçek malikinin satıcı olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlansaydı, durumu tamamen değişirdi. TMK m. 995'e göre kötü niyetli zilyet, hak sahibine geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız olarak elinde tutmuş olmasından doğan zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. Bu durumda ...; 1) Aracı derhal asıl malik ...'a iade etmekle yükümlü olurdu. 2) Aracı ...'a satarak elden çıkarması nedeniyle, aracın iadesi imkansız hale geldiği için, aracın değeri kadar tazminat ödemek zorunda kalırdı. 3) Ayrıca, aracı kullandığı süre boyunca elde ettiği fayda (kullanma semeresi) için de bir bedel ödemesi gerekebilirdi. Kısacası, kötü niyetli olduğu ispatlansaydı, TMK m. 988'in korumasından yararlanamayacak ve asıl malike karşı tam bir tazminat sorumluluğu altına girecekti.