Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/338 E. sayılı kararında, TTK Geçici 7. madde uyarınca resen terkin edilen bir şirketin ihyası davasında, terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığını araştırmadan önce 'ek tasfiye' yolunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşımın temelindeki 'usul ekonomisi' ilkesi nasıl işlemektedir?
Usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın en az masrafla, en kısa sürede ve makul bir çabayla sonuçlandırılmasını hedefler. Bu karardaki yaklaşım, bu ilkeye hizmet eder. Şirket alacaklısının temel amacı, alacağını tahsil edebilmek için karşısında muhatap bir tüzel kişilik bulmaktır. Bu amaca, daha basit, daha hızlı ve sadece o hukuki ilişkiyle sınırlı olan 'ek tasfiye' yoluyla ulaşılabiliyorsa, mahkemenin, daha karmaşık, daha uzun sürebilecek ve şirketi tamamen ticari hayata döndürebilecek olan 'terkin işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesi' sürecine girmesi gereksiz bir çaba ve zaman kaybı olacaktır. Mahkeme, davacının amacına en pratik ve doğrudan yolla ulaşmasını sağlayarak, yani ek tasfiye kararı vererek, hem davacının menfaatini korumuş hem de yargılamayı lüzumsuz yere uzatmamış olur. Bu, usul ekonomisinin somut bir uygulamasıdır.