Bir ceza davasında, sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen ve kimliği belli olan bir kişi (örneğin hattın yasal sahibi) dinlenmeden, sadece HTS kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulabilir mi? Bu durum hangi ilkeye aykırıdır?
Hayır, kurulamaz. Bu durum, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkelerine aykırılık teşkil eder. HTS kayıtları, bir hattın kim tarafından kullanıldığı konusunda tek başına kesin bir delil değildir; sadece o hattın kullanıldığına dair bir veridir. Hattın kimin elinde olduğu ve kim tarafından kullanıldığı, ancak hattın yasal sahibinin ve o hatla görüşen kişilerin tanık olarak dinlenmesiyle açıklığa kavuşturulabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/14774 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, hattın yasal sahibi olan kişinin tanık olarak dinlenmesi, arayan-aranan kayıtlarındaki kişilerin araştırılması gibi temel soruşturma işlemleri yapılmadan, sadece HTS kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulması 'eksik araştırma'dır ve bozma nedenidir.