Bir davada, davalı şirket defterlerini ibraz etmeyeceğini beyan etmiştir. Mahkeme, bu durumu davacı lehine bir delil olarak değerlendirmiştir. Bu değerlendirme tek başına davacının davasını ispatlaması için yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir, ancak davacının delil durumunu önemli ölçüde güçlendirir. Davalının, ispat aracı olan ticari defterlerini sunmaktan kaçınması, HMK m. 220 uyarınca, mahkemenin o defterlerin içeriği konusunda davacının beyanını doğru kabul edebileceği sonucunu doğurur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1025 E. sayılı kararında, mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi onanmıştır. Ancak bu, otomatik bir ispat değildir. Davacının yine de davasının temelini oluşturan iddiaları (örneğin ticari ilişkinin varlığı gibi) başka delillerle veya en azından makul bir şekilde ortaya koyması gerekir. Somut olayda mahkeme, davalının ödemelerinin davacının hesap hareketlerinde görünmesini ticari ilişkinin varlığına kanıt saymış ve defterlerin ibraz edilmemesiyle birlikte bu durumu davacının lehine yorumlayarak davayı kabul etmiştir. Yani, defter ibrazından kaçınma, mevcut diğer delilleri güçlendiren bir unsur olarak rol oynamıştır.