Bir trafik kazasında, sahte belgeler kullanılarak yapılan bir noter satışı ile araç el değiştirmiştir. Bu satış işlemi hukuken 'yok hükmünde' midir, yoksa 'geçersiz' midir? Bu iki kavram arasındaki farkın, iyi niyetli üçüncü kişinin korunması açısından bir önemi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85402

Yerel mahkeme kararında (Yargıtay HGK 2017/1367 E. sayılı kararı içinde geçen) işlemin 'yok hükmünde' olduğu belirtilmiştir. Ancak hukuki terminoloji açısından 'geçersizlik' daha doğru bir ifadedir. 'Yokluk', işlemin kurucu unsurlarının (örneğin tarafların irade beyanlarının hiç olmaması) eksikliği halinde söz konusu olur. Burada ise, sahte de olsa bir irade beyanı ve bir noter işlemi vardır. Ancak bu işlem, kanunun aradığı şartları (gerçek malikin iradesi) taşımadığı için 'kesin hükümsüz' yani 'geçersiz'dir. İyi niyetli üçüncü kişinin korunması açısından bu ayrımın pratik bir önemi yoktur. Çünkü ister yokluk isterse geçersizlik olsun, her iki durumda da tasarruf işlemi sakattır ve mülkiyetin devrini sağlamaz. Üçüncü kişinin korunması, işlemin geçerliliğine değil, TMK m. 988 veya 989'daki özel koşulların (emin sıfatıyla zilyetlik, iyi niyet, malın elden çıkış şekli) varlığına bağlıdır. Dolayısıyla, işlemin hukuki niteliği ne olursa olsun, asıl belirleyici olan eşya hukuku kurallarıdır.