*Kadir Sağdıç* davasında, yerel mahkeme ve AYM, dava konusu haberlerin 'kamu yararı' taşıdığı gerekçesine dayanmıştır. İHAM ise aynı haberlerin 'sorumlu gazetecilikle' bağdaşmadığına karar vermiştir. 'Kamu yararı' ile 'sorumlu gazetecilik' ilkeleri nasıl bir denge içinde olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85400

Bu iki ilke birbiriyle yakından ilişkilidir ve bir denge içinde olmalıdır. 'Kamu yararı', bir konunun toplumun genelini ilgilendirmesi ve kamusal bir tartışmaya katkı sunmasıdır. 'Sorumlu gazetecilik' ise, bu kamu yararını gözetirken basının uyması gereken etik ve hukuki standartları ifade eder. İHAM'ın yaklaşımına göre, bir haberin konusu kamu yararı taşısa bile, bu durum gazeteciye sınırsız bir özgürlük tanımaz. Gazeteci, haberi yaparken; bilgilerin doğruluğunu makul ölçüde araştırmalı, gerçeğe uygun hareket etmeli, kişilerin şeref ve itibarını haksız yere zedelememeli, masumiyet karinesine saygı göstermeli ve hukuka aykırı yollarla (örneğin gizli soruşturmadan sızdırma) bilgi elde etmekten kaçınmalıdır. *Kadir Sağdıç* davasında, konu (ordudaki iddia edilen bir yapılanma) 'kamu yararı' taşısa da, haberin yapılış şekli (gizli, teyit edilmemiş belgelere dayanması, peşinen suçlayıcı bir dil kullanılması) 'sorumlu gazetecilik' ilkelerini ihlal ettiği için İHAM tarafından mahkum edilmiştir. Dolayısıyla kamu yararı, sorumsuz bir gazeteciliği meşru kılmaz.