CMK m. 50/1-c, suça iştirak eden sanığın tanık olarak 'yeminsiz' dinlenmesini öngörür. Bu kuralın temel amacı nedir? Yeminli ifade ile yeminsiz ifadenin delil değeri açısından farkı var mıdır?
Bu kuralın temel amacı, adaleti yanıltma riskini azaltmak ve mahkemenin delili daha dikkatli değerlendirmesini sağlamaktır. Suça iştirak eden bir kişinin, kendisini veya suç ortaklarını korumak, suçu başkasının üzerine atmak veya cezasını azaltmak gibi nedenlerle gerçeğe aykırı beyanda bulunma ihtimali daha yüksektir. Yemin, tanığı doğruyu söyleme konusunda manevi bir baskı altına alan bir usul işlemidir. Kanun koyucu, bu potansiyel olarak taraflı tanığı yemin baskısından kurtararak, daha rahat konuşmasını, aynı zamanda da mahkemenin bu beyanın güvenilirliğini tartarken daha ihtiyatlı olmasını amaçlamıştır. Delil değeri açısından, her iki ifade de 'takdiri delil'dir ve hakim tarafından serbestçe değerlendirilir. Ancak yeminsiz ifade, niteliği gereği, yeminli bir ifadeden daha zayıf bir başlangıç noktasına sahip olabilir ve mahkemenin bu beyanı hükme esas alırken mutlaka başka yan delillerle desteklemesi beklenir. (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/13786)