Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/279 E. sayılı kararında, maktuldeki bıçak yaralarının sayısı ve niteliği, sanığın 'iştirak iradesinin' belirlenmesinde nasıl bir rol oynamıştır?
Maktuldeki yaraların sayısı (toplam 6 adet kesici delici alet yarası) ve niteliği (ikisinin öldürücü nitelikte olması), eylemin yoğunluğunu ve öldürme kastının varlığını ortaya koyan objektif bir delil olarak rol oynamıştır. Sanık, diğer sanığın maktule bu kadar çok sayıda ve öldürücü nitelikte olabilecek bıçak darbeleri vurduğunu görmesine rağmen, eylemine (maktulü dövmeye) devam etmiştir. Bu durum, sanığın, diğer sanığın eyleminin basit bir yaralama olmadığını, ölümle sonuçlanabilecek ciddi bir saldırı olduğunu anladığını ve bu sonuca kayıtsız kalmayıp, bilerek ve isteyerek (en azından olası kastla) suçun işlenişine katkı sağladığını göstermektedir. Dolayısıyla, yaraların niteliği, sanığın sadece yaralama kastıyla hareket etmediğini, müşterek bir öldürme iradesiyle fiile katıldığını kanıtlayan önemli bir unsur olarak değerlendirilmiştir.