İş hukuku davalarında belirsiz alacak davası olarak açılan bir davada, ıslah ile talep artırıldığında, davalı tarafın 'ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı' yönündeki savunması neden kabul edilmez?
Çünkü belirsiz alacak davasının en temel özelliklerinden ve sonuçlarından biri, dava açıldığı anda zamanaşımının sadece dava dilekçesinde belirtilen asgari miktar için değil, alacağın 'tamamı' için kesilmesidir. Dava, niteliği gereği alacağın tamamını kapsar. Yargılama sırasında alacak miktarı belirlendiğinde davacının talebini artırması, HMK m. 107/2 uyarınca bir 'ıslah' işlemi değildir; iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayan bir talep artırımıdır. Bu nedenle, dava en başta süresinde açılmışsa, sonradan artırılan miktar için ayrıca bir zamanaşımı süresi işlemez. Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesine karşı mahkemenin 'dava belirsiz alacak davası olmakla, ıslahın zamanaşımına tabi olmadığı' yönündeki gerekçesi bu ilkeye dayanmaktadır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/7352 E. sayılı kararındaki yerel mahkeme gerekçesi)