Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/3645 E. sayılı bozma kararında, sınırdaş malikin önalım hakkını kullanmasının 'hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirilebileceği bir durum olarak ne gösterilmiştir? Bu değerlendirme hangi ilkeye dayanmaktadır?
Kararda, hem satılan tarımsal arazinin hem de önalım hakkını kullanan komşunun arazisinin, kanunun hedeflediği 'asgari tarımsal arazi büyüklüğü' veya 'yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü'nün zaten çok üzerinde olması durumu, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilecek bir durum olarak gösterilmiştir. Bu değerlendirme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan 'dürüstlük kuralı' ve 'bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumaması' ilkesine dayanmaktadır. Yargıtay'a göre, kanunun amacı küçük parselleri birleştirerek ekonomik bütünlük sağlamaktır. Zaten ekonomik bütünlüğe sahip büyük parsellerin malikinin, komşu parselin satışını fırsat bilerek (genellikle tapuda düşük gösterilen bedel üzerinden) mülkünü daha da büyütmek için önalım hakkını kullanması, kanunun amacıyla bağdaşmayan, dürüstlük kuralına aykırı bir davranış ve hakkın kötüye kullanılmasıdır.