Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/798 E. sayılı kararında, sınırdaş tarımsal arazi malikinin önalım hakkını kullanabilmesi için, kendi taşınmazında 'tam malik' olması gerektiği, 'paydaş' olmasının yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuca ulaşılırken Anayasa Mahkemesi'nin 2014/165 K. sayılı kararına nasıl atıf yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85288

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sonuca varırken, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararındaki gerekçeyi temel almıştır. Anayasa Mahkemesi, 5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesini incelerken, kuralda 'tarımsal arazinin satılmasından' söz edildiğini, 'hissenin satılması' ifadesine yer verilmediğini, bu nedenle önalım hakkının sadece arazinin (parselin) bütünüyle satılması hâlinde mevcut olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, AYM kararında 'müşterek malik konumunda bulunmayan sınırdaş tarımsal arazi malikine de önalım hakkı tanındığı' vurgulanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, bu gerekçelerden yola çıkarak kuralın amacının tarımsal bütünlüğü sağlamak olduğunu, paylı mülkiyette ise bu bütünlüğün zaten mevcut olmadığını yorumlamıştır. Dolayısıyla, önalım hakkını kullanacak olan sınırdaş arazi sahibinin de, bütünlüğü sağlayabilmesi için kendi arazisinde 'tam malik' olması gerektiği, 'paydaş' olmasının bu hakkı kullanmak için yeterli olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Somut olayda davacı, komşu parsel satıldığı tarihte kendi parselinde sadece paydaş olduğu için, dava açma hakkının bulunmadığına karar verilmiştir.