ByLock'un delil olarak kullanıldığı bir FETÖ/PDY üyeliği davasında, sanığın 'bilirkişi incelemesi' talebinin mahkeme tarafından reddedilmesi, Anayasa Mahkemesi'nin *Esra Saraç Arslan* kararında neden 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ihlali olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85276

Anayasa Mahkemesi *Esra Saraç Arslan* kararında, bu durumun ihlal sayılmasının temel nedeni, mahkumiyetin 'tek veya belirleyici delil' olarak ByLock kayıtlarına (CGNAT ve sorgu tutanağı) dayanması ve sanığa bu delilin güvenilirliğini ve doğruluğunu test etme imkânı tanınmamasıdır. Mahkeme, sanığın bilirkişi incelemesi talebini 'dosyanın geldiği aşama' gibi soyut bir gerekçeyle ve yeterli bir değerlendirme yapmadan reddetmiştir. AYM'ye göre bu durum; 1) **Silahların Eşitliği İlkesini Bozar:** İddia makamının (savcılığın) sunduğu teknik bir delile karşı, savunma makamının (sanığın) kendi uzmanı aracılığıyla veya mahkemenin atayacağı bir bilirkişi aracılığıyla karşı delil sunma veya delili sınama imkânı elinden alınmıştır. Bu, taraflar arasında usuli bir dezavantaj yaratır. 2) **Çelişmeli Yargılama İlkesini İhlal Eder:** Çelişmeli yargılama, tarafların deliller hakkında bilgi sahibi olmalarını ve bu delillere karşı beyanda bulunup tartışabilmelerini gerektirir. Sadece iddia makamının sunduğu teknik raporlara dayanarak ve bu raporların doğruluğunu sorgulama talebini reddederek karar vermek, delilin tek taraflı olarak değerlendirilmesi anlamına gelir ve yargılamayı bir bütün olarak adil olmaktan çıkarır.