Bir ceza davasında, tanığa CMK m. 48'de düzenlenen çekinme hakkı hatırlatılmadan ifade alınmasının hukuki sonucu nedir? Bu şekilde elde edilen beyan, hükme esas alınabilir mi?
CMK m. 48/1 son cümlesi, 'Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.' diyerek bu hatırlatmayı bir zorunluluk olarak düzenlemiştir. Bu hakkın hatırlatılmaması, tanığın iradesinin sakatlanması anlamına gelir ve bu şekilde alınan ifade, hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş bir delil niteliği taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/296 E. sayılı kararında ve diğer birçok kararda vurgulandığı üzere, CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 gereğince hukuka aykırı deliller hükme esas alınamaz. Dolayısıyla, çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan ve tanığın kendisini veya yakınını suçlayıcı nitelikteki beyanları, mahkûmiyet hükmü için delil olarak kullanılamaz. Bu durum, adil yargılanma hakkının temel bir güvencesidir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi Karar : 2018/3836; Yargıtay 18. Ceza Dairesi Karar : 2017/14328)