Gecikmiş itiraz (İİK m. 65) ile usulsüz tebligat arasındaki temel fark nedir? Borçlu, ödeme emrinin kendisine usulsüz tebliğ edildiğini öğrendiğinde gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85267

Hayır, başvuramaz. İki kurum arasındaki temel fark, itiraz süresinin başlayıp başlamadığı noktasındadır. 'Gecikmiş itiraz', borçlunun kusuru olmaksızın bir engel (ağır hastalık, doğal afet vb.) nedeniyle süresi içinde itiraz edemediği, yani tebligatın usulüne uygun yapıldığı ancak borçlunun engeli nedeniyle süreyi kaçırdığı durumlarda söz konusudur. Bu durumda 7 günlük itiraz süresi işlemiş ve bitmiştir. 'Usulsüz tebligat' ise, tebligatın kanuna aykırı yapılması nedeniyle hukuken geçerli bir tebliğ işleminin hiç var olmaması anlamına gelir. Bu durumda, 7 günlük itiraz süresi hiç başlamamıştır. Borçlu, usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde itiraz hakkını kullanabilir. Bu bir 'gecikmiş itiraz' değil, süresi içinde yapılmış normal bir itirazdır. Dolayısıyla, usulsüz tebligat iddiası olan bir borçlu, gecikmiş itiraz yoluna değil, şikayet ve itiraz yollarına başvurmalıdır. (Kadim Hukuk, İlamsız İcra Takibi, 'İtiraz Süresi ve Gecikmiş İtiraz' başlığı)