İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takip durur. Bu durumda alacaklının, takibe devam edebilmek için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir ve bu yollar arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85264

İtiraz üzerine duran ilamsız icra takibine devam edebilmek için alacaklının başvurabileceği iki temel hukuki yol vardır: 1) İtirazın İptali Davası: Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde (görevli mahkemede) bu davayı açabilir. Bu, tam bir dava olup, genel ispat kurallarına göre yürütülür ve her türlü delil (tanık, bilirkişi, yemin vb.) ileri sürülebilir. 2) İtirazın Kaldırılması Davası: Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurabilir. Bu yol, daha hızlı ve basit bir yargılama usulüne tabidir. Ancak bu yola başvurabilmek için alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 68. maddesinde sayılan belgelerden (imzası ikrar edilmiş adi senet, noter senedi, resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri belgeler vb.) birinin bulunması zorunludur. Temel fark; itirazın iptali davasının genel mahkemelerde genel hükümlere göre görülmesi ve her türlü delile açık olması, itirazın kaldırılması yolunun ise icra mahkemesinde sınırlı delillerle (İİK m. 68'deki belgeler) ve daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasıdır. (Kadim Hukuk, İlamsız İcra Takibi)