Bir alacak, davacı tarafından basit bir hesaplama ile belirlenebilecek durumdayken, davacı tarafından 'belirsiz alacak davası' olarak açılırsa, mahkemenin bu durumda takınması gereken tavır nedir? Bu davanın akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85262

HMK m. 107'nin şartları (alacağın objektif olarak belirsiz olması veya davacıdan belirlenmesinin beklenememesi) oluşmadığı halde belirsiz alacak davası açılması durumunda, davacıya 'hukuki yarar yokluğu' nedeniyle davanın usulden reddi riski doğar. Yargıtay uygulamasına göre, mahkeme bu durumda davayı hemen reddetmemelidir. Öncelikle, davacıya, HMK m. 115/2 uyarınca 'dava şartı noksanlığını gidermesi için' kesin bir süre vermeli; bu süre içinde davasını tam veya kısmi davaya dönüştürerek talep sonucunu netleştirmesini ve eksik harcı tamamlamasını istemelidir. Davacı, verilen kesin süre içinde bu gerekliliği yerine getirmezse, dava 'hukuki yarar yokluğu' gerekçesiyle usulden reddedilir. (Kadim Hukuk, Belirsiz Alacak Davası, 'Tam Dava Açılması Gerektiği Halde Belirsiz Alacak Davası Açılması' başlığı)