TMK m. 989/2, sahibinin elinden rızası dışında çıkan bir taşınırın, 'açık artırmadan, pazardan veya bu gibi eşyayı satan bir kimseden' iyi niyetle iktisap edilmesi halinde, asıl mal sahibinin bedelini ödeyerek iade isteyebileceğini düzenler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1367 E. sayılı kararında, malın elden rıza ile çıktığı sonucuna varmasına rağmen, Özel Daire'nin bedel iadesi koşulu getiren bozma kararını neden çelişkili bulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85246

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu durumu çelişkili bulmuştur çünkü TMK m. 989/2'de düzenlenen 'bedel iadesi karşılığında geri alma' koşulu, sadece malın sahibinin elinden 'rızası dışında' çıktığı durumlara özgüdür. Oysa somut olayda hem yerel mahkeme hem de Özel Daire, aracın ilk malikin elinden 'rızası ile çıktığını' kabul etmiştir. Mal, sahibinin rızasıyla elinden çıkmışsa ve emin sıfatıyla zilyetten iyi niyetle iktisap edilmişse, TMK m. 988 uygulanır ve iyi niyetli son iktisap edenin mülkiyeti mutlak olarak korunur; asıl malikin bedel ödeyerek dahi malı geri alma hakkı bulunmaz. Özel Daire'nin, olayı TMK m. 988 (rıza ile çıkma) kapsamında kabul edip, sonucu TMK m. 989/2'ye (rıza dışı çıkma) göre bağlaması, bu iki maddenin uygulama alanlarını karıştırmasından kaynaklanan bir hukuki çelişkidir. Hukuk Genel Kurulu, bu çelişkiyi düzelterek, mademki araç rıza ile elden çıkmıştır ve alıcılar iyi niyetlidir, o halde alıcıların mülkiyeti kazandığını ve bedel iadesi koşulunun somut olayda uygulanamayacağını belirtmiştir.