HMK m. 69/2'de belirtilen ve fer'i müdahilin, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebileceği istisnalar, sınırlı sayıda mıdır (numerus clausus)? Yoksa hakim, benzer durumlarda bu istisnaları genişletebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #85242

HMK m. 69/2'de sayılan üç istisna (geç ihbar, savunma imkanının engellenmesi, ağır kusurla delil ileri sürülmemesi) temel durumları örneklemekle birlikte, Yargıtay içtihatları ve doktrinde bu hallerin 'sınırlı sayıda olmadığı' (tahdidi değil, tadadi olduğu) kabul edilmektedir. Hükmün temel mantığı, müdahilin yargılamanın sonucuna etki edemediği durumlarda, bu sonucun olumsuz etkilerinden korunmasıdır. Dolayısıyla hakim, somut olayın özelliklerine göre, maddede sayılanlara benzer şekilde, müdahilin yargılamaya etkin katılımının asıl tarafın bir eylemi veya ihmaliyle engellendiği başka durumları da bu istisna kapsamında değerlendirebilir. Örneğin, asıl tarafın açıkça hatalı bir hukuki strateji izlemesi ve müdahilin uyarılarına rağmen bunu sürdürmesi gibi durumlar da bu kapsamda yorumlanabilir.